Bilimsel verilere dayalı öğrenme teknikleri

Aşağıda en etkili 10 öğrenme tekniği sıralandı. Size en yakın gelen teknikle denemelere başlayabilirsiniz!

Yeni Bilgiyi Kendi Kendine Açıklama Tekniği
Yeni bilgi, mevcut bilgiler ile ilişkilendirildiğinde daha kalıcı hale gelir. Kişi akıl yürüterek yeni bilginin kullanılacağı alanı kendisine anlatır ve öğrenmeyi kalıcılaştırır. Ayrıca kişinin bilgiyi aktarma kabiliyeti ve olaylar arası bağ kurma becerisi bu teknik ile gelişir. Kendi kendine açıklama tekniği herkes tarafından kullanılabilir.

Ayrıntılı Sorgulama Tekniği
Öğrendiğiniz her yeni bilgiyi detaylıca sorguladığınızda, bilgiler arasında çok daha rahat bağlantı kuracaksınız. Basit bir “neden?” sorusu, sizi sonuca ulaştıracak ve sonuca giden yoldaki duraklarınızı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. Böylece aslında her bilgiyi sorguladığınızda onun doğruluğunu ve sizin için anlamını da araştırmış olacaksınız. Bu da analitik düşünme gücünüzü artıracak ve sürekli öğrenme halinde olduğunuzu hissettirecektir.

Bilgileri Vurgulama Tekniği (Altını Çizme)
Altını çizme tekniği, ders çalışırken hemen hemen herkesin yaptığı öğrenme teknikleri arasındadır. Peki gerçekten de o kadar etkili bir yöntem mi?

Yapılan araştırmalar metin içerisinde ne kadar çok vurgulanan yer olursa, o kadar bilginin işlenmeyeceğini söylüyor. Aslında burada söylenen teknik, en önemli ve akılda kalıcı olacak kısa ve öz vurgular. Nitekim bu da demek oluyor ki: Fosforlu kalemler idareli kullanılacak!

Özet Çıkarma Tekniği
Öğrenmek istediğiniz konunun hepsini bir bütün olarak özümsemek elbette ki çok zordur. Ama bir konuyu büyük bir bilgi yığınından anlamlı kısa bilgilere çevirirseniz öğrendiklerinizin kalıcı olması çok daha olasıdır. Bu yüzden okuyun, anlayın önemli olan kısımları özetleyin. Anlayarak çıkardığınız özetler artık sizin bilgi birikiminize ek olacaktır.

Anahtar Kelimeleri Anımsatıcı Olarak Kullanma Tekniği
Yeni bir bilginin kalıcı olmasını sağlamak istiyorsanız, zihinsel imgelemeden faydalanmayı ihmal etmemelisiniz. Akılda kalıcı olması için zihninizde bir başka söz öbeği ile eşleştirdiğiniz bilgiler, sizin için daha kalıcı olacaktır. Bu sayede o anahtar kelime imgesi sizin bilgiyi geri çağırmanızı sağlar ve öğrenmenizi kolaylaştırır.

Özellikle yeni bir dil öğrenirken kelimenin telaffuzu sizde nasıl bir etki bırakıyorsa onunla bağdaştırarak bir anahtar kelime belirleyebilirsiniz. Böylece kelime zihninizde daha kalıcı hale gelecektir.

Zihinsel Şemalar Oluşturarak Öğrenme Tekniği
Çalışırken okuyarak takip etmeyi tercih edenlerdenseniz bu tekniğe çok da uzak değilsinizdir. Okuduğunuzun görselleşmesi, zihninizin süzgecinden geçmesi onu artık kişiselleştirecektir. Bu da demek oluyor ki öğrenilen bir bilgi yalnızca sizin yapacağınız şekilde bir süzgeçten geçiyor. Oluşturduğunuz zihinsel şema, bilgileri birbiri ile bağladığı için de öğrendiklerinizin kalıcılığı artıyor.

Yeniden Okuma Tekniği
Zaman açısından hiç ekonomik olmayan bir tekniktir. Fakat zamanınız bu öğrenme tekniği için yeterli ise verimliliği çok yüksektir. Notlarınızı, makaleyi ya da ders kitabınızı yeniden okuyarak bilgileri kavramsal açıdan daha düzenli halde edinebilirsiniz.

Bilgiyi Ölçme, Pratik Testi Tekniği
Öğrendiğiniz bilginin hemen arkasından kendinizi teste tabi tutarsanız bilgilerin kalıcılık şansını artırırsınız. Çünkü bilgiler yalnızca veri girişi aşamasında kalmayacak, çıktılara dönüşecektir. Bu süreç içerisinde yaptığınız yorumlamalar ve bilgiyi geri çağırmalar sayesinde daha etkili bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Aralıklı Çalışma Tekniği I (Zamana ve Materyallere Göre) Öğrenme teknikleri arasında verimliliği değişkenlik gösterenler arasındadır. Çalışmaların farklı oturumlarda, farklı materyallerle birlikte yapılması prensibine dayanır. Aralıklı yapılan öğrenme oturumları sonrasında, her bir oturuma bir önceki oturumdan özet bilgiler verilir. Bu sayede öğrenme pekişir ve bilgiler kalıcı hale gelir.

Aralıklı Çalışma Tekniği II (Uygulamaya Göre)
Bu öğrenme tekniği bir önceki ile benzerlik gösterir. Fakat buradaki aralıklı çalışma tekniği uygulamaya dönük bir yöntemdir. Bazı konularda sadece bilgi yeterli olmaz ve bunu yorumlama ve uygulama becerisi gerekir. Nitekim bu teknik de bunu amaçlar. Yapılan aralıklı uygulamalar bloklar şeklindedir ve zorluk derecesi artarak devam ettirilir.

Öğrenmede Uykunun Etkisi
Öğrendikten hemen sonra hafızaya aktardığınız tüm bilgiler en taze halindedir. Fakat zaman geçtikçe bu bilgilerin üstü tozlanır, hatırlaması gittikçe zorlaşır. Hatta bu süre içerisinde başka bilgiler zihninize giriş yapar ve eski bilgiler birer birer silikleşir. Burada uyku ile bağdaştırılan bölüm tam olarak burasıdır: Başka bilgilerin zihne girişi…

Bilgilerin zihne girişinin ardından henüz çok tazeyken uykuya yatılması, öğrenilen içeriğe müdahale edilmeden hemen işleme koymayı sağlar. Bellek ile ilgili 2006 yılında yapılan bir araştırmada, iki farklı grup ile çalışılmıştır. Bir grup, bilgiler verildikten hemen sonra (3 saat içerisinde) uykuya dalıyor. Diğer grup ise bilgileri aldıktan 10 saat sonra uykuya dalıyor. Araştırmanın sonucuna göre, bilgiler tazeyken uyuyan grup öğrendiklerini geç uyuyan gruba göre %16 daha fazla hatırlıyor!

Sadece bununla da sınırlı değil. Düzenli ve sağlıklı uyku insan zihninin çalışma performansını artırır. Böylece algınız açık, zihniniz bilgiye aç olur.

Kaynak : https://www.muhalif.###.tr/haber/bilimsel-verilere-dayali-ogrenme-teknikleri-31254
 
Üst